Header Ads

Darbeler Altında Yaşadık Biz

Biraz darbelerden bahsetmek istiyorum sizlere. Bilindiği üzere günümüze kadar birçok darbe ve darbe teşebbüsünün yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz. Hatta ne zaman ülke olarak ileriye gitmeye kalksak bir darbe ile karşılaştık biz. Ben bu darbeleri görecek yaşta değilim ama etkilerini hep hissettim. Ayrıca bunun yanında kendi başbakanını asan ve zehirleyen bir ülkeyiz biz. Sözde yönetimimizin ismi demokrasi olsa da askeri bir vesayet altında yönetildik hep.

Ben hatırlayabildiğim çocukluğumdan beri hep bu darbelerin baskısı altında yaşadım. Büyük ihtimale birçoğumuz aynı etki altında yaşadı. Daha ilkokula giderken hep birisi enseme bir silah dayamış gibi hissederdim ben. O silahı tutan elin sahibi ise bana aynı olmamı söylüyor. Farklı olmamamı emrederken aynı zamanda bana farklı olursam neler yapabileceğini de anlatıyordu. Ne kadar açık sözlü bir sistemimiz var değil mi. Ben büyüdükçe bu duygum değişmedi. Ortaokula, liseye ve üniversiteye gittim ama ensemdeki o silah yerinde kaldı.

Sistem bana farklı olmamamı söylüyordu. Bunun yanında bana düşünme diyordu eğer düşünürsem Adnan Menderes’i ve Turgut Özal’ı örnek gösteriyordu. Söylediğim gibi daha ilkokula gittiğim zaman ne zararı olabilirdi ki benim düşüncelerimin. Ancak sistem düşünmeyi yasaklamıştı bize. Düşünürsek eğer yapılanları anlayabilirdik ve yapılanları anlarsak eğer Menderes’in idamının arkasında yatanları görebilirdik. İşte sistem buna izin veremezdi.

Bu düşüncem hep devam etti ta ki Tayyip Erdoğan 27 Nisan tarihinde yayınlanan e-muhtıraya karşı dik durduğu zaman ortadan kalktı. Evet, benim kardeşlerimin görev yaptığı ordu artık bana silah doğrultmuyordu dedim kendime. Ancak darbe sadece silahla olmazdı bunu da öğrendik. Söyledim ya bu konuda çok öğretici bir ülkede yaşıyoruz diye bize para ile nasıl darbe yapılacağı gösterildi, insanları yalanlarla kandırarak nasıl darbe yapılmak istendiğini de gördük. Devletin içindeki başka bir devletle nasıl darbeye girişileceğini de öğrendik.

Ne kadar şanslı olduğumuzu görüyorsunuz. En son darbe girişimleri Gezi parkı olayları ve 17 Aralık yolsuzluk soruşturması altına saklanmış cemaat darbe girişimiydi. Bundan önce başbakan hasta yatağındayken MİT müsteşarı Hakan Fidan’a yapılanlarda bir başka darbe girişimiydi.

Burada düşünmemiz gereken nokta şudur ki bu darbe girişimlerinin neden işe yaramadığıdır. Hemen cevabı söyleyeyim artık düşünebiliyoruz. Öyle ki eskiden medya tek bir grubun elinde olduğu için söylenen her bilgiye vatandaş inanıyordu. Hatta 80 yılında halk ordu gelse de bizi kurtarsa demeye başlamıştı ama bu durum bir yanılsamaydı sonuçta sağcı ve solcuyu da birbirine düşüren ordunun ta kendisiydi. Aynı PKK’yı ordunun içindeki o güç oluşturduğu gibi.

Elbette ordunun neden böyle davrandığı tartışılması gerekiyor. Hepimiz askerdeki tanıdıklarımızın anlattığı hikâyeler ile büyüdük ve ordumuza bunları yaptıran gücü merak ettik.  Amerika, İsrail veya İngiltere’ydi bu güç ya da hepsi birlikte hareket ediyordu. İngiltere belki de dünyayı sömüren güçlerin başında geliyordu. Söylediğim gibi şu anda bir darbe yapılamamasının sebebi bizim düşünüyor olmamızdır ancak sistem, emperyalizm veya kapitalizm düşünmemizi istemiyor. Tüm çaba aslında bunun için düşünmeyen bir toplum onlara köle olmaya mahkûmdur.


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.