Header Ads

Gezi Parkında Nasıl Kandırıldık?


Geçen yazımda bahsettiğim bizi nasıl aptallaştırdıklarından bahsetmek istiyorum ancak bunun için öncelikle bazı kavramları kısaca açıklamam gerekiyor.

Post post modernizm veya pseudo postmodernizm aslında günümüz internet çağında sonsuz sayıda gerçeğin üretilmesi anlamına geliyor. Yani internete giriyoruz ve karşımıza bir sayfa çıkıyor. Kimin yazdığı belli değil, hangi kaynakların kullanıldığı belli değil ve biz o yazıyı okuyor ve devam ediyoruz. Yani karşımızda gerçek olup olmadığını asla öğrenemeyeceğiz bir bilgi çıkıyor. Günümüz internet dünyasında ise bu tarz sayfalar çoğunlukta. Twitter adında ve tamamen bu sistemle çalışan bir sosyal medya aracına bile sahibiz. İsteyen istediği şeyi yazabiliyor ve bunu yaparken kaynak göstermiyor. Aslında büyük bir bilgi çöplüğü haline geliyor Twitter.

Mesela gezi parkı olaylarında Twitter'ın nasıl kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Gerçek olmayan fotoğraflar gerçekmiş gibi piyasaya sürüldü ve bu esnada asıl gerçek bypass edilerek yok edilmeye çalışıldı. Üzerinden tekne geçen bir adamın fotoğrafı üzerinden panzer geçmiş gibi piyasaya sürüldü ve bu fotoğraf defalarca kez paylaşıldı. Birçok insan bunu gerçek sanarak sokaklara indi. Gezi parkı olayları bir darbe girişimiydi, arkasında örgütler vardı, her şey planlanmıştı evet ama bir diğer taraftan da bir gerçeklik mücadelesi vardı orada.

Üzerinden tekne geçen adamın fotoğrafı daha sonra defalarca kez yalansa da gerçeklik bir kez olsun parçalanmıştı ve birçok insan o fotoğrafa inanmaya devam etti. Ya da ünlü bir insanın attığı ölü sayısı söyleyen tweetler gibi birçok şey gerçeğin yerini almaya çalıştı. Bu esnada gerçeklik birçok farklı noktadan bölünmeye ve parçalanmaya çalışıyordu. 

Ya da 17 Aralık olaylarında ortaya çıkan ayakkabı kutusu hikayesi de aynı şekildedir. Ortada içi paralarla dolu bir ayakkabı kutusu yoktur aslında, o fotoğraf yurt dışından alınmıştır ama gerçeklik bir kere zarar görmüştür ve onu tamir etmek oldukça güç bir hal almıştır. 

Peki bu bizi nasıl aptallaştırıyor diye sorabilirsiniz hemen açıklayayım. Üzerinden panzer geçen bir insanın göğsü o şekilde parçalanmaz bunun yerine göğüs kafesindeki tüm kemikler kırılır ve içe çöker. Bunu düşünebilen herkes anlayabilir hatta o kesiklerin pervane gibi bir nesne tarafından yapıldığı da anlaşılır. Düşünebilen insanlar bu fotoğraftaki gerçeği görebiliyorken gerçeği göremeyen insanların düşünemediği sonucuna ulaşabiliriz. 

Evet sistem bizim düşünmemizi istiyor. Eğer düşünemezsek daha iyi bir kukla oluruz. Hiç sorgulamadan alışveriş yaparız, sonuçları umursamayız sonra borçlarımızı ödeyemez ve faiz lobisini besleriz. Biz bunu yaptıkça daha az düşünmeye başlarız. 

Her yazımda söylediğim gibi bir savaşın içindeyiz ve bu savaş silahlarla yapılmıyor. Sermaye üzerinden başlayarak bu sayede her şeyi yapabilen bir düşmanımız var ve onun yenebilmemizin tek yolu düşünmemizdir. Gördüğümüz her şeye inanmamız gerekiyor, düşünmeliyiz ve onlara aptal olmadığımızı göstermeliyiz. 

Bir sonraki yazımda bu konuda devam etmek istiyorum ama biraz daha farklı bir bakış açısıyla. 

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.